Üye Girişi
Şifremi Hatırlat Şifremi Hatırlat
| |
Yeni Üyelik Yeni Üyelik

MARAŞDER GENEL BAŞKANLIĞIMARAŞDER GENEL BAŞKANLIĞI
Tel:0212 524 46 46Tel:0212 524 46 46
Faks:0212 621 99 44Faks:0212 621 99 44
infoinfo
@@
marasder.orgmarasder.org

Kahramanmaraş
Dernek Logosu Dernek Logosu


Sol Reklam Sol Reklam

İletişimİletişim Formu Formuinfo@marasder.org
Kaydol
E-Bülten E-Bülten

K.MaraşK.Maraş Canlı İzle Canlı İzle
UlaşımUlaşım Krokisi Krokisi
DavetDavet Bölümü BölümüTanıdıklarınızı çağırın sitemizi canlandırın

HOŞ GELDİNİZ,LÜTFEN DUYGU,DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞLERİNİZİ BİZİMLE PAYLAŞIRMISINIZ? TEŞEKKÜRLER... SAYFA 13

Ekrem Elmas - Misafir

20 Aralık 2010
BURSİYER KARDEŞLERİMDE BİR ACAYİPLİK VAR AMA HADİ HAYIRLISI,İLGİ FAZKLI BİR ŞEY GÜN GEÇTİKÇE DAHA İYİ ANLIYORUM BUNU...

Erol Yorulmaz - Misafir

17 Aralık 2010
TAKDİM
CEMRE OLUP GÖNÜLE DÜŞEN İSİM

Gönül seyyahlarının yolculuğu; gece bir âlemde, sabah bir âlemde devam ederken kâinatın dört bir yanında hakikat erlerinin seslenişleri yankılanır semalarda. Bu vakitler ilim deryasında gezinen canlar nasiplerinin peşine çoktan düşmüşlerdir. İşte böyle sırlı bir vakitte konuldu bu kitabın adı. Kapının eşiğinden buyurun beraber girelim canlar.
Büyükler, ibadetleri dört kısma taksim ederek;
1.Kısmı;(Cennet, huri ve gılman arzusu ile),
2.Kısmı;(Ukubat, cehennem azabı korkusu ile),
3.Kısmı;(Allah?tan hayâ ettiklerinden),
4.Kısmı da ;(Allah?ı sevip rızasını aradıklarından dolayıdır)deyip:
1.TACİRLER
2.ABİDLER
3.SADIKLAR
4.ÂŞIKLAR
(1)
Kâinat sessiz, ben kimsesiz, gecenin bu geç vaktinde, seccademle baş başa ağlıyorum sessiz sedasız? Arıyorum? Ve kapıları aralıyorum. Bu hazırlık, bu saatler ayrılık vakti, eşten-çocuktan, anadan-babadan ve kardeşten. Saati vakti geldi, yine yolculuk göründü ve bir âdem, sessiz sedasız, mana libasına büründü. Uykudayım. Uyumak, uyanmanın ilk kapısı? Anlatmak istesem de anlatamadığım, kalmak istesem de kalamadığım ve beş duyunun tarif etmek de aciz kaldığı, bir dost ziyaretinden arta kalan, getirebildiklerim? Yalnızca; ilim ve gözyaşları? Dost meclisinden ayrılmak, yalnız kalmak, seccadeye kapanmak ve onlarla O?nu anmak, her nefes alışta, sonsuza kadar, nefes nefes...
Yol; uzanıp giden, bilmediğim, duymadığım, görmediğim diyarlara doğru uzanan bir yol? Âlemden âlemlere ve yalnızca gidenlerin bildiği, sırlara doğru, dostlara doğru, üstatların üstadı, iki cihan güneşi, Rab?imin ?Habibim? dediği, Hz. Muhammed Mustafa (SAV) efendimize doğru uzanan bir yol? Ben yolun başındayım. Otuz beşinde tanıştığım ve dostların, dost ellerden sunduğu o kutsi reçete, o kutsi reçeteyle çıktığım yol? Yeniden doğuşum ve Allah?a (c.c.) kul olmanın verdiği o tarifi imkânsız tatlar. Ebu Bekir (Şakkak) üstadın dediği gibi; ?-Allah?ı öyle zikret ki, sen zikrinde kaybolasın ve Hakk seni zikretmeye başlasın? O?nu öyle zikret ki, sen aradan çık ve O?nun zikrettiği ol!?(2)
Yaşıyorum doyasıya. Yeniden şekilleniyorum. Uzaklaşıyorum, daha dün aynı kaldırımlarda haramla sarmaş dolaş gezen, dost dediğim, dost sandığım, tanımadığım, anlamadığım ve bodur ağaçların gölgesinde gölgelenen siyah yürekli insanlardan? Kendimi buluyorum, Ulu Camii, Taş Mescit ve kale üçgeninde. Şükrediyorum Allah?ıma (c.c.) ve dualar gönderiyorum vesile olanlara...
Bu gece, yaşadığım o nurlu gecelerden bir gece.Bu gece,üstadım annemin duasını aldığım bir gece.Bu gece,yolun başında,bu yol için ruhsat aldığım, bir gece.Bu gece,yolun başında, üstadım annemle tanıştığım, apayrı, kutsi bir gece....
Dört bir yan, irili ufaklı tepeciklerle ve dağlarla çevrili, çorak mı çorak, her türlü nebattan yoksun bir diyardayım. Yol boyunca ilerliyorum ve çevreme bakınıyorum, dikkatimi çekiyor, yolun sol tarafında, küçük bir tepecik ve tepecikte yalnız bir kadın? Diz çökmüş, gözleri yolun başında? Yılların yorgunluğu bir anda kaybolurken simasından, nura bezeniyor dört bir yan? Hafif bir tebessümle bana doğru dönerek sesleniyor:
Üstadım annem;
---?Hoş geldin oğul!?
Bir an şaşırıyorum, duraksıyorum, tanımaya çalışıyorum ve sonunda kendimi toparlayıp;
---?Hoş bulduk anne? diyorum, başımı yere eğiyor, sükût ediyor ve gözyaşı döküyorum?
Ve bu arada annem devam ediyor?
---?Asırlar var ki, ıssız kalmıştı bu yollar. Sizle beraber yolumuz da, yolcularımızda arttı.?
---?Görevin hayırlı olsun.?
Dedi ve sustu.
Biranda etrafımda insanlar peyda oldu, tanımadığım, daha önce görmediğim, fakat simalarına aşina olduğum dostlarla, üstadım annemin karşısında, üç takım halinde sıralanmış bir vaziyette bekliyoruz. Başlıyor görev taksimi. İçimizden yetkili bir kişi görevi belirterek;
---?Sen bu görevi yaparsın.? diyor.
Görev verilen kişi hiç düşünmeden ve duraksamadan yetkili kişiye dönerek,
---?Evet, bu görevi ben yaparım, ama bu görevi filan kardeşimiz daha iyi yapar.? diyerek diğer kardeşimizi teklif ediyor.
Teklif edilen kardeşimiz söz alarak;
---?Evet, bu görevi kardeşim de, ben de yaparız, amma filan kardeşimiz, ikimizden de daha mükemmel yapar? diyerek, üçüncü kişiyi teklif ediyor ve görev üçüncü kişiye veriliyor. Üçüncü kişi sükût ederek görevi kabulleniyor.
Bu görev paylaşımı üç takımdaki kişilerin, üçlü kademe ile görev paylaşımları yapılana kadar sürüyor. Görev paylaşımı bittikten sonra;
Üstadım annem;
?Dualarla bizi uğurluyor, gülümsüyor, artık bizim adımıza seviniyor, çünkü yolu, Hakk yolu en sonunda bulmuştuk ve üstadım annem adını bağışlıyor...?
Bir âdem uykusundan uyanıyor. Geldiği yerin kokusu, hazzı ve mutluluğu ile seccadeye kapanıyor ve? bir âlemde uyuyup, bir âlemde uyanıyor? yüce Rabbi?ne şükrediyor...
Cemrenin havaya, suya ve toprağa düştüğü anlar. Kâinat kitabındaki sırların peşine düşüp, doludizgin gezinirken, bedenim ruhumla vuslat anını bekliyor. Kâinatta; baharla birlikte başlayan yeniden dirilişin, insanoğluna manevi muştular verdiği anları doyasıya yaşıyorum. Tefekküre dalarken, muştuları avuçlayıp yüreğimin bam teline, zikir sesleri eşliğinde yerleştiriyorum.
Üzerime çöken asırlık yorgunluğumu, bu vakitlerde bir çırpıda kaldırıp atmak istiyorum. Ruhuma düşen cemrelerin açtığı kapılardan içeri, sessiz sedasız giriveriyorum. Yüreğimde küllenen sevdaların bu vakitlerde bir başka hal üzere yeniden çıngılar çıkartarak tutuşmasının demini yaşıyorum. Sırlı aşkın ateşiyle yanan yüreğimin içinde bir an kendimi buluyorum. Çorak fikirlerin ruhları çölleştiren etkilerinden kendini kurtaran dost yüreklerle birlikte yalın ayak yürüyen derviş misali iç dünyamın keşfedilmemiş sokaklarında geziniyorum.
Bedenimle ruhumun yürek ritimlerimin eşliğinde birlikte raks ettiği o sır dolu gecelere doğru uzanıveriyorum. Gecenin orta yerinde yüreğimin tam ortasına ?Ürekten üreğe yol vardır? Türk atasözü düşüveriyor. Yüreğimden dost yüreklere doğru uzanan sis kaplı yollar aydınlanıveriyor. Yürümek, koşmak istiyorum özlem duyduğum yüreklere doğru. Sabırsızlanıyorum. Uzak olsa da yanı başımdan ayrılmayan can dosta asil yılkıma binip bir an önce kavuşmak istiyorum.
O sır dolu, kutlu gecelerde yüreği yüreğimle çarpan can dostların ruhlarıyla semada raks eden ruhum, en derinden vuslat anlarını yaşıyordu. Zaman ve mekânın anlamını yitirdiği bu vakitlerde sırların içinde sır olmanın o derin hazzını tadıyordum. Maddenin anlamsızlaştığına ve sınırların ortadan kalktığına dayanamayan yüreğim çırpınıyordu. Semada yankılanan ?La İlahe İllallah? sedasıyla, halka olup semaha duruyorduk.
Hazret-i Âdem (A.S.) ile başlayan ilimler sofrasının orta yerinde, nasibimize düşen emanetler usta ellerce bir bir teslim ediliyordu. Emaneti teslim alan can dostlar, bir bir sırra kadem basıyorlardı. Emaneti teslim etme telaşı çoktan başlamıştı. Yedi iklime dağılan can dostlar cehaletin o koyu karanlığını ilmiyle kandil gibi aydınlatıyorlardı.
Can evimizde parlayan ateşin yansımaları ruhumuzun derinliklerini aydınlatırken bir kez daha karanlığa meydan okumanın vaktidir bu dem diyerek uzanıyorum sonsuzluğa doğru. Yirmi dokuz harften müteşekkil olan gönül ordusunun erlerini alıp bin bir özenle yüreğime yerleştiriyorum. Günün beş vakti secdeye vardığım, gecelerin sessizliğini zikrimizle böldüğümüz, her anımızda her nefesimizde vuslatın hazzıyla âlemlerden âlemlere uzanarak çıktığımız gönül seferlerinden devşirdiklerimizi heceden kelimeye, kelimeden cümleye sırları yükleyip sundum dost gönüllere.
Can dostlar ?Hazret-i Fatıma Anam Der ki; Issız Kaldı Yollar? adlı kitabım üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm ?Üçler? ikinci bölüm ?Yediler? üçüncü bölüm ? Kırklar? dördüncü bölüm ise ?Dost Gönlünden Kopanlar? bölümüdür. Dosttan dosta uzanmanın o sırlı yollarında birlikte gezinirken, ruhlarımızın semada birlikte hal üzere raks edişlerini gören, gönül erleriyle vuslatı yaşatmaktır gayemiz.
Vuslat anında ilham yoluyla verilenleri gönül erlerine sunmanın hazzını yaşarken, şükrün o derin deryasında kaybolmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bu çalışmalarımda bana görüş ve önerileriyle katkıda bulunan tüm can dostlara ne kadar teşekkür etsem azdır.
?Doğdum ağladım; güldü el âlem
Öldüm güldüm; ağladı el âlem ?
Erol YORULMAZ
KAHRAMANMARAŞ



1.Eyyühel-Veled / İmam Gazali /Shf:17 Par.2
2.Veliler Ordusundan /Necip Fazıl Kısakürek /Shf:133

İstanbul Pazarcıkder - Misafir

17 Aralık 2010
DEĞERLİ HEMŞERİLERİMİZ 18 ARALIK 2010 CUMARTESİ FATİH'DEKİ DERNEK MERKEZİNDE SAAT 12:00-15:00 ARASINDA AŞURE GÜNÜNDE BULUŞUYORUZ.TÜM HEMŞERİLERİMİZ AİLESİYLE BERABER DAVETLİDİR.FEVZİPAŞA CAD.KIRTAY SOK. NO:14/1 FATİH-İSTANBUL
FATİH
İSTANBUL
TÜRKİYE

Pazarcıkder - Misafir

17 Aralık 2010
DEĞERLİ HEMŞERİLERİMİZ 18 ARALIK 2010 CUMARTESİ FATİH'DEKİ DERNEK MERKEZİNDE SAAT 12:00-15:00 ARASINDA AŞURE GÜNÜNDE BULUŞUYORUZ.TÜM HEMŞERİLERİMİZ AİLESİYLE BERABER DAVETLİDİR.

Mehmet Hüseyin Karapınar - Misafir

14 Aralık 2010
:) evet bencede huzurevi ziyareti veya diğer fikirlerimizin hayata geçmesi için yönetimdeki abilerimizden de destek olması lazım. onlarda bizi takip ediyolar zaten, gerekeni yapacaklarına inanıyorum...

Mehmet Hüseyin Karapınar - Misafir

14 Aralık 2010
evet, lütfi abi bencede ağzına sağlık. yiğidi öldürecez ama hakkını yemeyecez...

Ekrem Elmas - Misafir

14 Aralık 2010
huzur evi ziyareti çok güzel olur,eğer yönetimdeki abilerimiz yardımcı olurlarsa veya maraşünibir deki kardeşlerimiz,huzurla katılırım :)

Ekrem Elmas - Misafir

14 Aralık 2010
Ekrem bunu ; (Lütfi abimizin yazısı ) beğendi...

Gürsel Demir - Misafir

14 Aralık 2010
("İnsanların en faydalısı, insanlara faydalı olandır." )Şüphesiz bu böyledir. İnsanlara faydalı insanlar yetişmesi dileğimizle..kalemine sağlık lütfü abim..elbetteki eleştirmeye kalemimiz çalıştığı kadar övgüye mansar olanıda övmekden geri kalmıyoruz..kalemine sağlık abi..

Lütfi Şirikçi - Misafir

14 Aralık 2010
TEŞEKKÜR

Yaklaşık yirmi yıldan beri çok sevdiğim memleketim Kahraman Maraş?tan uzakta yine çok sevdiğim İstanbul?da yaşamaktayım.

Düğün, nişan, yaz tatili ve cenaze gibi her fırsatta en çok Kahraman Maraş?ı ziyaret etmek bana mutluluk verir. Periyodik aralıklarla bu yaptığım ziyaretler bana şehrimizdeki müspet ve menfi gelişmeleri gözlemleme şansı veriyor.

2010 yılı ağustos ayında annemin vefatı sebebiyle cenazesini vasiyetine istinaden Kahraman Maraş?a götürdük. Cenaze merasimi tamamlandıktan sonra uzun süreden beri duyduğum ama hiç ziyaret etme fırsatım olmayan Kahraman Maraş Belediye?sinin belediyecilik anlayışının en temel hizmeti olan sosyal sorumluluk projesi dâhilindeki ?taziye evi?ni görme ve orada ev sahibi olma fırsatım oldu.

Tabi ki hadiseleri duymak ve dinlemekten öte yaşamak daha etkili oluyor. Her zaman olduğu gibi taziye merasimi mekân açısından toplumun zengin fakir bütün kesiminin zorlandığı bir konudur fakat belediyemiz bunu biz halkına çok güzel bir şekilde sunarak acılı aileleri bu telaştan kurtarmıştır.

Taziye evi deyince aklıma dört duvar arasında bir yapı 30?40 plastik sandalye ve birkaç eğreti masadan ibaret bir mekân geliyordu. Bize tahsis edilen taziye evine gidince ne kadar yanıldığımı anladım.

Bu taziye evi bir otel konforunda ve bir ev ortamı sıcaklığında idi. Gerek tefrişi, klima ve ses donanımı; yemek servisi için mutfağı ve yemek salonu; pırıl pırıl WC? si, son derece saygılı ve duyarlı görevlileri, her gün yapılan temizliği ve periyodik aralıklarla Kur? an okumaya gelen Belediyenin görevlendirdiği din görevlileri ile insanın o acı gününde bir yerel yönetimin ancak bu kadar yanında olabilir dedirtecek kadar cenaze sahibini kucaklaması acılarına ortak olması ve en üst düzeyde taziye ziyaretiyle acılarını paylaşması, beni daha önceki düşüncelerimden dolayı hayli mahcup etti.

Bu güzelliği taziye evini paylaşan insanların orada bulunan deftere yazdıkları şükran ifadelerinde de bolca gördüm. Şehrin her kesiminden ailelerin taziyelerini orada kabul ettiklerini ve her cenaze yakınına tanınan üç günlük taziye süresi sonunda bu deftere yazdıkları duygu ve düşünceleri beni daha da duygulandırdı, ben de duygu ve düşüncelerimi orada paylaşma imkânı buldum. Fakat bu güzel çalışmaya bu kadarcık teşekkürün yeterli olmayacağını düşünerek daha geniş çerçevede paylaşmayı düşündüm.

Her zaman olduğu gibi ihmalkârlığımdan bu teşekkür biraz gecikti. 2010 Kasım ayında Kurban Bayramı münasebeti ile yine ilk fırsatta çok sevdiğim Kahramanmaraş?a sıla-i rahim için gittiğimde her gün düzenli olarak mezarlık ziyaretini gerçekleştirdim.

Daha önceki yıllarda mezarlığa yalnız giremiyordum. Bir takım kontrolsüzlükler ve başıboşluklar beni ürkütüyordu. Fakat son zamanlarda mezarlığımız pırıl pırıl yolları, sokak cadde numaraları istenildiğinde görevliler tarafından bilgisayar ortamında mezar noktalarının teferruatlı bilgi vermeleri ve bu yıl ilk defa şahit olduğum sürekli Kuran? ı Kerim yayını Kahramanmaraş?ta belediyeciliğin istenirse neler yapılacağını çok net bir şekilde göstermektedir.

Bu noktadan hareketle başta Sayın Başkanımız Mustafa Poyraz Beyefendiye ve belediyenin bütün çalışanlarına teşekkürü bir borç biliyor, bundan sonra yapacakları hayırlı görevlerinde cenab-ı Haktan muvaffakiyetler temenni ediyor, halka faydalı diğer hizmetlerde de diğer belediyelere öncülüklerinin devamını diliyorum.


Lütfi ŞİRİKÇİ
MARAŞDER GENEL SEKRETERİ

Mehmet Hüseyin Karapınar - Misafir

13 Aralık 2010
Sokak çocuklarına yardım fikride güzel. Veya da huzur evi ziyareti gibi bi şeylerde olabilir. Biz lisedeyken yapmıştık bi kaç defa. güzel olmuştu, katılımda iyiydi.

Mehmet Hüseyin Karapınar - Misafir

13 Aralık 2010
:) Film işinin olduğunu bilmiyodum, iyi güzel. Fikirleri burda görüşmemiz daha iyi olur diye düşünüyorum. Belki diğer arkadaşlardan da bizim yazdıklarımızı görüp fikir belirtmek isteyenler olur(bi ihtimal :))

Ekrem Elmas - Misafir

13 Aralık 2010
koz maça oynayalım ! şaka şaka :)) film işi var zaten hacım. bence sokak çocukları için bir şeyler yapalım,fikirleri görüşelim burda veya facede.

Mehmet Hüseyin Karapınar - Misafir

12 Aralık 2010
biraz önce bahsi geçen etkinliklerin yanında ayda bir, haftada bir ya da 15 günde birlik periyotlar halinde sinema günleri yapıp film izleyebiliriz. filmleri bursiyer kardeşlerimiz ya da dernek yönetimindeki abilerimiz seçebilir. güzel bi etkinlik olabileceğini düşünüyorum.

Mehmet Hüseyin Karapınar - Misafir

12 Aralık 2010
Ekrem kardeşim söylediklerinin tamamına katılıyorum. Aslında bence de derneğimiz sağolsun bizim için bi çok faaliyet düşünüyor ve dernekten burs almanın haricinde de en iyi şekilde yararlanmamız için çabalıyor. ama yine de senin sunmuş olduğun halı saha maçı, şiir okuma günleri, Kur'an-ı Kerim bilmeyen hemşehrilerimize Kur'an-ı Kerim öğretme... bunların hepsi papılabilecek güzel fikirler.

Ekrem Elmas - Misafir

12 Aralık 2010
şiir okuyalım :) şiir okuma günleri ayarlayalım ve maraşlı şairleri okuyalım böylece tanımayanlar onları tanımış olur ve ayrıca okumamızı geliştiririz,çok faydalı olacağına inanıyorum şiir okumanın bir çok bakımdan,özellikle kelime hazinenizin nasıl arttığının farkına bile varmadan yeni yeni kelimelr ve manalar öğrenmiş oluruz. çok iyi olur bence :) (bugün çok neşeliyim hadi hayırlısı:)

Ekrem Elmas - Misafir

12 Aralık 2010
halı saha maçları ayarlasak nasıl olur :) maraşlılar gurbette maç yapıyor :))

Ekrem Elmas - Misafir

12 Aralık 2010
yararlanıyoruz zaten,eksiklik göremiyorum ben fakat faaliyetleri artırma adına bazı şeyler konuşabiliriz;örneğin Kur'an dersleri verebiliriz,bilen arkadaşlar bilmeyenlere öğretecek kısacası.

Mehmet Hüseyin Karapınar - Misafir

11 Aralık 2010
Herkese merhaba arkadaşlar. "Gurbetteki evimiz olan MARAŞDER, bursiyerlerin dernekten en iyi şekilde yararlanması için ne gibi faaliyetler yapabilir?" sorusunu tartışalım derim. Yorumlarınızı bekliyorum, iyi günler...

Kaplan Kartal - Misafir

09 Aralık 2010
Merhaba maraşlı kardeşlerım. Maraşlı değilim ama derneğinizin nasıl çalıştığını maraşlıo arkadaşlardan(önder den) duyuyoruz başarılarınızın devamını diliyorum
1 2 3 ......4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 ......16 17 18 19 
Sayfa 13 / 19 241-260 arası / 369 kayıt

Sayfa Üretim süresi :0,0195

90 212 524 46 46 © 1999 marasder.org
Kahramanmaraş Derneği (Maraşder) http://www.marasder.org

Tam Ekran